UMUTLA! HEP BERABER! YENİ YILA!
Yeni yıl! Yeni umutlar, yeni sevinçler, yeni hüzünler vs. Sonu gelmez beklentiler, derken sonsuz düşler...
Yeni Yıl her ne kadar rakamsal bir değişiklik gibi görülse de sonuçta dünyanın güneş etrafında attığı turu ifade etmekte ve insanlar üzerinde ister istemez yeni Umut ve beklenti enerjisi yaymaktadır. Çoğu kesim bu yönde bir düşünce içerisinde bu anı değerlendirmektedir.
Aslında takvim olarak yeni bir yıla girilmiş olması ile yeni umutlar mı? Yoksa geride bıraktığımız biriken anılar ve yaşanmışlıklar mı bize daha çok tesir ediyor diye sorsak, sanırım, içimizden bir ses ikisi de diye fısıldayacaktır. Bazen geçmişi özlemle anarız bazen de bir an önce unutmak ister önümüze ve beklentilerimize umutla odaklanırız. İyi de olsa, kötü de olsa, yeni bir yıla iyi dileklerle yeni umutlarla girersin ama çoğu zaman iyilere iyiliklere güzelliklere mazhar olamadan sürekli yeni umutlarla döngüyü tamamlamaya çalışırsın. Bunun adı da kısmet olur. Önceki yıllarda pandemi süreçleri salgın, tedbirler, vefatlar nasıl öngörülen durumlar değilse; aşağıda bahsedeceğimiz üzere 2023'te akıllarda kalacak önemli gelişmeler ve bunların da bazılarını öngörmek mümkün değildi.
2023'te akıllarda iz bırakan zorlukların olduğu, özellikle 06 Şubat 2023 tarihinde asrın felâketi olarak nitelendirilen 7.7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremle sarsıldık ve bu felaketin ortaya çıkardığı acı bir tabloyla yıkıldık. Allah bir daha yaşatmasın. On binlerce kişinin hayatını kaybettiği, 11 ilin ve yaklaşık 15 milyon nüfusun etkilendiği tarifi yapılamayacak acılar yaşandı. Ülkemiz ve uluslararası yardım kampanyaları ile bir nebze yaralar sarılmaya çalışıldı. Yine önemli gelişmelerden Ekim ayından bu yana katil İsrail'in işgal ettiği Filistin'e uyguladığı katliamlar Dünyanın gözü önünde çok daha farklı boyutlara ulaştı. Ülkemizde Yaşanan Depremlerin yan ısıra sel, fırtına gibi irili ufaklı afatlarla baş edilmeye çalışıldı Tüm bunlar, Zorlu koşullar ve hayat mücadelesi ile geçen bir yılın sonunda düşündüğümüzde bütün olumsuzluklara rağmen sağlıklı ve sevdiklerimizle olabilmenin mutluluğuna kelimeler yetersiz kalacaktır. Bir o kadar da bazı nedenle kaybettiklerimiz için Rahmet ve sabır temennileriyle karşı karşıya kalmanın inanılmaz zorluğunu zaten yaşayan bilecektir. Bu yılki yaşadıklarımızı geçmişte anlatsalar ya dalga geçer ya da "yok artık" der, "Allah korusun" der Güler geçerdik. Geçimin zorlukları arasında yapmak ve katlanmak zorunda olduğumuz Sartlara bir de afetler, depremler, seller eklenince tam anlamı ile yasam savaşına başlamış olduk. İyisi ile kötüsü ile geçti ve Nihayetinde yeni bir yılla birlikte, her zamankinden daha fazla umutlar, beklentiler gönüllerde ve temennilerde yerini almaya başladı. Sanki bütün umudumuz 2024 isimli kavramsal ve sayısal değişim olacaktı. Bütün sorunlar ve sorumlular 2023 içerisinde çıktığı gibi bitecekti. Belki gerçekleşir, belki birazı, belki hiçbiri ama sonunda geçen zamanla yaptığımız hesaplaşmada üste çıkmaya çalışsak da olumsuz gerçeklerin pençesinden bir türlü kurtulamıyoruz maalesef. Umutların, hayallerin, hedeflerin yıl içinde acımasız geçen zaman çarkının içinde çarçur olması, hele de gözümüzün önünde olup, kıymetlerini anlayamadığımız aile, eş, dost ve yakınlarımızdan kaybettiklerimizin yerini bir türlü dolduramayışımız, yenik düştüğümüz taraflarımızdandır. Ama ne olursa olsun bu hayat sahnesindeki bize bahşedilen rolü, çoğu bize ait olmayan senaryosu ile oynamak zorundayız. Her şeye rağmen son nefese kadar bu curcunayı takip etmek zorundayız. Yaşamın içinde doğal afet, deprem salgın vs. gibi kaçınılmaz sorunların yanında temel sorunlardan biri de geçim kaynağı ile ilgili verilen kararlar, uygulanan politikalardır. Bazı örnekler vermek gerekirse; tüm olumsuz Süreçlerde yoğun bir gayretle çalışan sağlık ordusu birçok statüde farklı hak ve imkanlarda çalıştırılması, Sağlık şehitlerinin artması, kolluk gücü personelinin sorunları, eğitim camiasında sürekli bir değişim ve verilen sözlerin unutulması, asgari ücretin Açlık sınırında olması, çiftçi ve esnafların durumu kontrolden çıkan mülteci sorununun ülkede yarattığı ve yaratacağı düşünülen demografik yapısal sorunlar vs...
Genel manada 2023 ve bu yıla gelene kadar birbirini tetikleyen bazı sorunların sebeplerinden biraz bahsedecek olursak: Kadere iman ve inanç konusunda tereddütsüz hiçbir problemimiz yok. Ne var ki aleni kendini gösteren bazı haksız hukuksuz iş, işlem ve uygulamalarla kendine avantaj ve her türlü menfaat sağlayarak kul hakkına girmek toplumda kapanmaz yaralar açmaktadır. Allah’ta kul da sevmez böyle şeyleri. Bariz yapılan kul hakki ihlallerinden sonra kısmet böyleymiş demeye kimsenin hakki yoktur. Halk arasında Kısmet; günümüz sisteminde de sınıflar arası hizmettir esasında. En alt gruplardan üste doğru can pahasına özveri istenir, çok çalışanın az kazandığı ve çok kazananın sözüm ona, kıvrak zekâsı ile az çalıştığı bir fark oluşmakta ve giderek açılmaktadır. Fark derken ekonomik ve sosyal imkanlardan bahsediyorum. Sürekli ve çok zenginleşen bir tabaka ile eski tabirle orta direk tabakanın azaldığı veya bittiği gitgide yoksullaşan bir tabaka oluştu. Bu konuda özellikle çalışan emekçilerin sözde ekonomi çalışma ve sosyal haklarını koruyan, savunan sendika dernek vs.. Yöneticileri temsilcileri yine kendilerinden bekleneni karşılayamamış temsil ettikleri üyelerden gittikçe uzaklaşmışlardır. Sonra, her şeyin hayırlısı, kısmet böyleymiş denilerek, haklının hakkıyla ilgili meseleleri araştırmasının, soruşturmasının önüne başarıyla geçilmiş olunmaktadır. Üretimin ve üretkenliğin kutsal bir görev olduğunu düşündüğüm günümüzde, Üretim faktörlerinden işgücü yani çalışan, en önemli faktördür ve bu tabakanın hakkı sonuna kadar verilmelidir ki üretim daha sağlıklı, daha dengeli olsun. Ekonomik ve sosyal imkânlarına kavuşan kendini güvende hisseden bireyler daha bir o kadar toplumun ve ülkenin sağlam huzurlu yapısını oluşturur. Bu da milli bir amaçtır zaten. Tam bu kadar sorun bu yıla yeter derken, yılın son golü de geldi. Sudi Arabistan'da oynanacak Bir spor müsabakasında Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanacak Türkiye Süper Kupası maçı, Atatürk Tişörtü ile sahaya çıkmak isteyen iki ezeli rakibe Sudi yetkililerce izin verilmeyince sahaya çıkmama kararı almış olmaları Kimi kesimce kahramanlık ve milliyetçilik olarak görüldü; kimi kesim için provokasyon...Bir kere Ülkenin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk Ve Cumhuriyet'in 100. yıl kutlamaları kapsamında değerlendirilmesi ve gelmiş geçmiş en büyük lideri Atatürk’ü anmak için düşünülmüş bu isteği hiç bir güç, otorite, ülke, iktidar engelleyemez ve tartışma konusu bile yapamaz. En başta Türkiye Cumhuriyeti Devleti adı altında Cumhuriyetin 100. yılında böyle bir final maçının Cumhuriyet, Atatürk ilke ve inkılapları değerlerine karşı olan bir ülkede yapılmasını sağlamak yanlıştı. İstiklal Marşı, Cumhuriyet ve kurucusu Mustafa Kemal Atatürk hiç Bir platformda tartışma konusu yapılamaz, Bu Milletin en büyük kırmızı çizgisidir. Böylesine bir senede coşku ile Kendi ülkende bu karşılaşmayı oynatmak varken amaç denildiği gibi para için Sudi Arabistan’da bunu organize etmek kabul edilemez bir yanlışlıktır. Hadi bir şekilde bu yapıldı ise de Bu Millî değerlerin gururla anılmasına veya kutlanmasına karışmak da kimsenin haddine değildir diye düşünüyorum ve iki takımın sahaya çıkmamaları, büyüklüklerine büyüklük katmıştır.
Ve tüm dünyaya söz konusu vatansa gerisi teferruattır mesajı bir kez daha verilmiştir.
Karşılaşılan genel sorunlar ile ilgili kısa bir özetten sonra esasen baktığımızda hayat, tüm hızıyla devam ederken yetişebildiğimiz kadarı ile sevincin, huzurun veya hüznün bize düşen payı neyse onu yaşamak ve artık nasıl geçtiğinden çok, nasıl geçeceğiyle ilgilenmek zorundayız. Yeni yıl, Tabi ki herkese eşit fırsatlar güzel imkanlar sunmayacaktır; ama şu sıralayacağımız masum dilek ve temennilerimiz için ortak gayret ve istek gerektirecektir:
Önce sağlık diyeceğiz tatbiki... Çalışanlarımızın yaşam maliyetlerini gözeterek onurlu yaşama imkânı, üretenlerimizin gelir dengesi sağlanarak aradaki uçurumun azaltılması, kadın ve çocuklarımıza istismarın önlenmesi, toplum yapısının temel taşı aile kavramına önem verilmesi, suç ve suçlu olgularında kişiye göre davranılmaması, özü belli olan toplum ve manevi değerlerimize sahip çıkılması, biriken sorunlar değil yeşeren umutlara rehberlik edilmesi vs. Daha birçok konuda kocaman yüreklerde her bir olguya küçük sevgi odacıkları inşa ederek başarabiliriz…
Yeni yılın takvimsel değişimden çok beklentilerinizin gerçekleşmesi yönünde huzura mutluluğa sağlık içinde ulaşılmasına vesile olması dileğiyle, Ülkemize, Milletimize, bütün insanlığa, sağlık, Sevgi, güven, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Mutlu Yıllar!










Facebook Yorum
Yorum Yazın