'Tüm' ve 'neden' kelimeleri üzerine

Osmanlıca, temeli ve gramer yapısı Türkçe olmakla birlikte, içinde Farsça ve Arapça kuralların yer aldığı, Rumca, Ermenice, İtalyanca, Yunanca vb. dillerden de kelimeler bulunduran ortak anlaşma, kültür ve medeniyet lisanıdır. 

Türk, Osmanlıca Türkçesinden önce, yeni dinine dair ıstılahların, terimlerin ekseriyetini, daha 9 ve 10. asırlarda, Türkçesinin yanısıra kullandığı kültür lisanı Farsçadan alırken, haliyle, yeni dinine dair ilmî bilgi, terim-kavram ve ıstılahları da yine Arapçadan aldı, kullandı ve kullanıyor: âb-dest, ehl-i sünnet, dârülaceze, Abdullah gibi...

Osmanlının yayıldığı üç kıtada -Avrupa, Asya ve Afrika'da- Müslüman milletler ve ekalliyetin ortak lisanıdır Osmanlıca Türkçesi. Bu bakımdan, her nereye gidilse, zamanla, yüz bin kelimeyi aşan zengin lûgat yapısıyla Osmanlıca, anlaşmanın ve kültürün de ortak adıdır.

''Tüm'' kelimesi, Arapçadan gelen ''tam, tamâm'' kelimelerinin karşılığı olarak sonradan uydurulmuş bir kelimedir. Özellikle, Türkiye’mizde, ideoloji taraftarı bazı idareci-sanatçı-edebiyatçı grupların, 70'li 80'li yıllarda, yoğun şekilde, dinî kelimelere muhalefet göstermek adına uydurdukları, öztürkçe safsatası içinde kullanılmış ve sonradan dile pelesenk olmuş, terk edilememiş-galat, binlerce kelimeden birisidir bu ''tüm'' kelimesi.
Haliyle, tarih boyu kullandığımız ''bütün, tam, tamam, hepsi'' kelimelerini hep hatırlayalım ve güzel konuşma, anlama, anlatabilme zenginliğimiz adına ''tüm'' kelimesinin cılız, tırmalayıcı kullanımını hayatınızdan çıkaralım.

Gelelim ''sebep'' kelimesine. İslam medeniyetinin kabulüyle alınan İslami Türk yazısıyla birlikte kullanmaya başladığımız sevimli kelimelerden birisidir ''sebep''.

70'lerden çok önce de kullanılan ''neden'' kelimesi, ''hangi sebepten dolayı'' mânâsıyla soru zarfıdır ve şeklen yanlış değildir ancak isim olamaz. Bu sebeple isim olan ''sebep''in yerini tutamaz.

Sebep, isim haliyle deyimlerimizde çok geçer. Yerine ''neden'' kelimesini kullansak garip şeyler ortaya çıkar: ''Sebep olan Allah'tan bulsun.'' yerine ''Neden olan Allah'tan bulsun.'' sözü tuhaftır. ''Sebeplenmek'' hiç ''nedenlenmek'' olur mu?

Hep ''neden''i kullanırsak bazen küçük nüansları kaçırırız. Halbuki ''dolayısıyla, ötürü'' gibi sebep yerini tutan kelimelerimiz de öz be öz Türkçedir. Türkçemiz fakirleşir. Bunların neden'le karşılanması doğru değildir: ''Elektriğin kesilmesi nedeniyle kapıya çarptım.'' sözü yanlış olup ''Elektriğin kesilmesi dolayısıyla kapıya çarptım.'' demelidir.

Rıdvan Üzel-Emekli Edebiyat Öğretmeni