MALKARA’NIN TOPRAĞININ ALTINDAKİ TARİH: APRİ ANTİK KENT'E NE ZAMAN SAHİP ÇIKACAĞIZ?

MALKARA’NIN TOPRAĞININ ALTINDAKİ TARİH: APRİ ANTİK KENT'E NE ZAMAN SAHİP ÇIKACAĞIZ?

Malkara'yı konuşurken çoğu zaman bugünü konuşuyoruz.

Su kesintilerini, yolları, göçü, nüfus kaybını, tarımı, ekonomiyi, işsizliği, esnafın sorunlarını, belediyeyi ve ilçenin geleceğini tartışıyoruz.

Bunların hepsi elbette önemli.

Ama Malkara'nın geleceğini konuşurken, aslında geleceğe dönüştürebileceğimiz çok büyük bir değerin üzerinde oturduğumuzu çoğu zaman unutuyoruz.

Tarihimizin üzerinde.

Hem de öyle birkaç yüz yıllık bir tarihten söz etmiyorum.

Kermeyan'da, toprağın altında Roma ve Bizans dönemlerine uzanan Apri Antik Kenti'nden söz ediyorum.

Ve bugün artık bunun yalnızca bir rivayet olmadığını biliyoruz.

Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarında Kermeyan'daki Apri Antik Kenti resmî olarak yer alıyor. Daha da önemlisi, Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 30 Mayıs 2023 tarihli ve 9400 sayılı kararıyla Kermeyan Antik Kenti 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildi.

Yani devlet bize aslında şunu söylüyor:

“Burada korunması gereken çok önemli bir arkeolojik miras var.”

Peki biz bunun farkında mıyız?

ROMA'NIN NEDEN BURADA ŞEHRİ VARDI?

Bu sorunun cevabı, Malkara'nın tarihî önemini anlamamız açısından çok değerli.

Malkara Belediyesi'nin arkeolojik değerler envanterinde Apri'nin antik dönemde Via Egnatia olarak bilinen yol güzergâhı üzerinde önemli bir konuma sahip olduğu belirtiliyor. Kermeyan çevresinde Apri ile ilişkilendirilen tümülüsler de bulunuyor.

Roma için yol demek yalnızca ulaşım demek değildi.

Yol; asker demekti, ticaret demekti, haberleşme demekti, devlet otoritesi demekti.

Roma İmparatorluğu'nun Balkanlar üzerindeki hâkimiyetini sürdürebilmesi için Trakya'daki ulaşım güzergâhlarını kontrol etmesi gerekiyordu.

Apri'nin bu sistem içerisindeki konumu da Malkara'nın neden yüzyıllar boyunca önemini koruduğunu anlamamıza yardımcı oluyor.

Bugün bizim bazen sıradan gördüğümüz bu coğrafyayı, Roma İmparatorluğu stratejik bir bölge olarak görmüş.

Bu tesadüf olabilir mi?

Bence değil.

TOPRAKTAN ROMA'NIN İZLERİ ÇIKIYOR

Apri'nin önemini gösteren bir başka gerçek de bugün Tekirdağ Müzesi'nde bulunan eserler.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmî müze sayfasında, Tekirdağ Müzesi'nin Taş Eserler Salonu'nda Apri (Kermeyan) ve diğer antik yerleşimlerden getirilen steller, adak stelleri, heykeller ve heykelciklerin sergilendiği belirtiliyor.

Yani Malkara'nın geçmişine ait Roma dönemi eserleri bugün gerçekten bir müzenin envanterinde ve teşhirinde bulunuyor.

Bu çok önemli.

Çünkü bazen “Malkara'nın tarihi nerede?” diye soruyoruz.

Aslında cevaplardan biri yanı başımızdaki müzede.

Malkara'nın tarihi Tekirdağ'da sergileniyor.

Peki Malkara'da neden daha görünür değil?

2023'TE ÇOK ÖNEMLİ BİR KARAR ALINDI

Burada özellikle altını çizmek istediğim bir tarih var:

30 Mayıs 2023.

Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Kermeyan Antik Kenti'nin daha önce 2. derece arkeolojik sit olarak tescilli olan alanını yeniden değerlendirerek 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil etti.

Bu, Malkara açısından önemli bir fırsat!

Çünkü artık önümüzde yalnızca “tarihî bir yer” yok.

Resmî olarak korunması gereken bir arkeolojik alan var.

Peki 2023'ten bugüne ne yaptık?

İşte benim asıl merak ettiğim soru bu.

APRİ İÇİN BİR MASTER PLAN NEDEN OLMASIN?

Burada yalnızca Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı eleştirmek kolaycılık olur.

Bu işin birden fazla paydaşı var.

Kültür ve Turizm Bakanlığı...

Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü...

Tekirdağ Müzesi...

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi...

Malkara Belediyesi...

Üniversiteler...

Ve elbette Malkara kamuoyu.

Bence artık bu kurumların aynı masanın etrafında oturması gerekiyor.

Apri Antik Kenti için bir master plan hazırlanmalı.

Önce alanın bilimsel araştırması yapılmalı.

Sonra jeofizik çalışmalarla toprağın altında hangi yapıların bulunduğu araştırılmalı.

Ardından uygun görülen alanlarda bilimsel kazılar yapılmalı.

Buluntular kayıt altına alınmalı.

Koruma ve restorasyon projeleri hazırlanmalı.

Ve nihayetinde Apri'nin ziyaret edilebilir bir arkeolojik alan haline getirilmesi hedeflenmeli.

Bunların hepsi bir günde olmaz.

Bir yılda da olmayabilir.

Ama bir yerden başlamak gerekir.

“APRi MÜZESİ” NEDEN OLMASIN?

Bir başka soruyu da cesaretle sormamız gerektiğine inanıyorum:

Malkara'da bir Apri Müzesi neden olmasın?

Bugün Tekirdağ Müzesi'nde Apri'ye ait eserler sergileniyor.

Elbette bu eserlerin tamamının Malkara'ya taşınması gibi bir talebin bilimsel ve hukuki açıdan nasıl değerlendirileceği ayrı bir konudur.

Fakat Malkara'da bir Apri Ziyaretçi Merkezi oluşturulabilir.

Burada antik kentin tarihi anlatılabilir.

Arkeolojik çalışmaların sonuçları sergilenebilir.

Kermeyan'daki alanın maketleri yapılabilir.

Roma dönemindeki yaşam canlandırılabilir.

Çocuklara yönelik eğitim alanları oluşturulabilir.

Dijital teknolojiler kullanılarak ziyaretçilere antik Apri gösterilebilir.

Böyle bir merkez yalnızca Malkara için değil, bütün Tekirdağ için değer oluşturabilir.

BİR ŞEHRİN TARİHİ SADECE TAŞTAN İBARET DEĞİLDİR

Bazen arkeolojiye yalnızca “eski taşları ortaya çıkarmak” gözüyle bakıyoruz.

Oysa mesele bundan çok daha büyük.

Bir antik kent;

ekonomidir.

Turizmdir.

Eğitimdir.

Kent kimliğidir.

Yerel hafızadır.

Çocuklara anlatılacak bir hikâyedir.

Ve doğru yönetilirse ekonomik değerdir.

Bugün insanlar dünyanın dört bir yanında Roma kentlerini görmek için seyahat ediyor.

Malkara'nın da kendi Roma hikâyesi var.

Ama biz bu hikâyeyi henüz yeterince anlatamıyoruz.

TARİHİMİZİ BAŞKALARININ ANLATMASINI BEKLEMEYELİM

Malkara'nın tarihini Malkara'dan başka kim anlatacak?

Kermeyan'daki Apri'yi biz sahiplenmezsek kim sahiplenmeli?

Malkara'nın çocukları kendi ilçelerinin Roma dönemine uzanan tarihini öğrenmezse, bu tarih nasıl yaşayacak?

Ben artık meseleye sadece “kazı yapılsın” şeklinde bakmıyorum.

Daha geniş bakıyorum.

Malkara'nın tarih politikası olmalı.

Tarihî eserleri, arkeolojik alanları, Osmanlı mirasını, Cumhuriyet dönemini, yerel hafızayı ve Atatürk'ün Malkara ile ilgili izlerini bir bütün olarak ele alan bir kültür politikası oluşturulmalı.

Malkara'nın tarihî değerleri birbirinden kopuk şekilde değil, tek bir kültür rotası içerisinde değerlendirilmelidir.

Apri bunun en önemli duraklarından biri olabilir.

AMA ÖNCE BİR SORUYA CEVAP VERİLMELİ

Bütün bunları konuşmadan önce yetkililere çok basit bir soru sormamız gerekiyor:

30 Mayıs 2023'te 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen Kermeyan'daki "Apri Antik Kenti" için bugüne kadar hangi somut çalışmalar yapıldı?

Kaç bilimsel çalışma yapıldı?

Yeni bir kazı projesi hazırlandı mı?

Hangi üniversitelerle görüşüldü?

Alan için koruma ve ziyaretçi projesi hazırlandı mı?

Tekirdağ Müzesi'nde Apri adına kayıtlı kaç eser var?

Bu eserlerin kaçı Malkara'da tanıtılabilir?

Kermeyan'daki alanın güvenliği nasıl sağlanıyor?

Kaçak kazılara karşı ne gibi önlemler alınıyor?

Ve en önemlisi:

Apri'nin geleceği için bir yol haritası var mı?

Bunlar suçlayıcı sorular değil.

Bunlar bir Malkaralı olarak sorulması gereken sorular.

MALKARA'NIN GELECEĞİ GEÇMİŞİNDE SAKLI OLABİLİR

Bugün Malkara'nın ekonomik sorunlarını konuşuyoruz.

Haklıyız.

Ama ekonomik kalkınmanın yollarından biri de elimizdeki değerleri değerlendirmektir.

Tarımımız var.

Hayvancılığımız var.

Doğamız var.

Yerel ürünlerimiz var.

Ve bütün bunların yanında binlerce yıllık tarihimiz var.

Roma'nın önem verdiği bir coğrafyada yaşıyoruz.

Bizans'ın izleri var.

Osmanlı'nın izleri var.

Cumhuriyet'in izleri var.

Ve Kermeyan'da toprağın altında hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir tarih var.

Belki de Malkara'nın en büyük eksikliklerinden biri, sahip olduğu değerlerin farkında olmaması.

Çünkü bir şehrin zenginliği yalnızca kasasındaki para değildir.

Bir şehrin zenginliği, sahip olduğu hafızadır.

Malkara'nın hafızası ise çok eski.

Şimdi mesele, bu hafızayı toprağın altında bırakıp bırakmayacağımız.

Benim çağrım açık:

Apri için bilimsel bir çalışma başlatılsın.

Kermeyan'ın arkeolojik değeri ortaya çıkarılsın.

Tekirdağ Müzesi'ndeki Apri eserlerinin kapsamlı envanteri kamuoyuyla paylaşılsın.

Malkara'da bir Apri Ziyaretçi Merkezi kurulması değerlendirilsin.

Ve bütün bunlar siyasi bir tartışmanın değil, bilimin ve Malkara'nın ortak geleceğinin konusu olsun.

Çünkü bugün Kermeyan'ın toprağının altında duran şey yalnızca geçmiş değil.

Belki de Malkara'nın geleceğinin bir parçası.

Apri'ye sahip çıkmak, yalnızca Roma'ya sahip çıkmak değildir.

Malkara'nın kendi tarihine sahip çıkmasıdır.

Ve artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Malkara'nın 2 bin yıllık mirası daha kaç yıl toprağın altında kalacak?