Malkara’da basına verilen DEĞER!

Malkara’da basına verilen DEĞER!

Malkara’da tam anlamıyla 8 yıl oluyor gazetecilik sektörüne başlayalı. 8 yıldan bugüne kadar Sivil Toplum Kuruluşlarının, Siyasi Partilerin, derneklerin hatta ve hatta kaymakamlık ile belediyenin gazeteciler onuruna düzenlediği bir program olmadı. Dolayısıyla düzenlenmeyen bu program sebebiyle de yarım elma gönül alma mahiyetinde bir teşekkür belgesi veya bir plaket de verilmedi.

Hadi bunların hepsini geçelim, sözlü olarak bir TEŞEKKÜR dahi edilmedi. Malkara’da gazeteciler artık düzenlenen programlara bile çağırılmıyorlar. Sonra vatandaş da faturayı bize kesiyor.

Bu gazeteciler size ne yaptı Malkara’da? Hemen söyleyelim. Gazeteciler sizin haberlerinizi yaptı. Daha ne istiyorsunuz ki gazetecilerden siz?  Sahi bir de şu var. Bunu da yeni yeni şaşırarak öğrendik. Herkes gazetecilerin üzerine gelerek PRİM yapma derdine düşmüş!

Gelelim geçen akşam yaşadığımız olaya…

Kişinin ismini yazmadan devam edeceğim yazıma. Malkara’da emlak sektöründe başarılı bir iş insanıydı kendisi. O bizi ne kadar karalamaya çalışsa da biz kendisine bugüne kadar saygı duyduğumuz için “BAŞARILI” diyoruz. Ne yazık ki bugünden itibaren kendisinin bizim gözümüzde bir saygınlığı kalmadı. Sosyal medya üzerinden yazdığı yazıda, gece gündüz demeden ekmeğinin peşinden koşan basın mensuplarına karşı olumsuz sözler sarf ederek bizleri rencide etmeye çalıştı. Birdenbire neden, hangi maksatla bu işe giriştiği de tam bir muamma!

Büyüklerimiz şunu der; "Kol kırılır yen içinde kalır." Diye. Kimi insanlar bu sözden bir habermiş, bunu da öğrendik. Kendisi ile hasbihal ederken; "Bize kimse SAHİP çıkmıyor." Dediğimizi alenen sosyal medya üzerinden yazarak basın mensuplarını küçük düşürmeye çalıştı. Bunların da ekran görüntülerini aynen aşağıda paylaşıyorum.

Bu kişi Malkara’da işi gücü sanırım kalmamış da gazetecilere yüklenmeye başlamış. Yüklenmesinin tek sebebi sözde Malkara’da düzenlenen mahalleler arası futbol turnuvasıyla alakalı. Ne dertlerimiz varken, durduk yere herhangi bir suçumuz da olmamasına rağmen kendince bulduğu ceviz kabuğunu doldurmayacak bir neden! Neymiş, bizler sabah saat 10.00’dan akşam 20.00’a kadar maçları not alıp takip edip paylaşacakmışız. Arkadaşım! Herkesin olduğu gibi hele ki gün boyu olunca bizim de işimiz var gücümüz var. Benim orada 10 saat durmam demek o gün ekmek paramı kazanamadan eve gitmem demektir. Sen bizim kazandığımız ekmek parasına gözünü dikmişsin anlaşılan. Ben her gün habere gittiğim arabama 150 TL’lik benzin koyuyorum. Ayda yapar 4 bin 500 lira. Ofisimiz kira, evim kira, bakmakla yükümlü olduğum bir ailem var benim. Bir de "oraya eleman bırak" diye yorum yazıyorsun. Biz kendimizi zor geçindiriyoruz ki eleman nasıl alalım? Biz dükkanımızı özel gün ilanları ile döndürüyoruz. Senin gibi binlerce liraya imza atmıyoruz. Senin bu şekilde acımasızca bizi eleştirmen sana yakışmadı. Ha şunu da bil, yazdıklarını okuyanlar da sana yakıştıramadı!

Sen kendi işine bak, biz kendi işimize bakalım. Bizim yapacağımız iş seni hiç alakadar etmez!

Sözlerimi kendime ait olan bir söz ile bitiriyorum.

BASININ ÖZGÜR OLMASINI İSTEYEN BİR TOPLUM, İLK ÖNCE BASINI ÖZGÜR BIRAKMALIDIR

Kalın sağlıcakla…