© Malkara Haber © 2023

KIŞ AYLARININ KABUSU FİBROMİYALJİ KADER DEĞİL!

Halk arasında "yumuşak doku romatizması" olarak bilinen Fibromiyalji, özellikle kış aylarında adeta bir kabusa dönüşerek hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor. Uzmanlar, bu hastalığın kader olmadığını ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarıyla fibromiyaljiyi yönetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.

Soğuk hava kapıyı çaldığında, pek çok kişi için bu sadece mevsim değişikliği anlamına gelir. Ancak milyonlarca fibromiyalji hastası için, vücudun alarm zillerinin çalması demektir. Sürekli yaygın vücut ağrısı ve yorgunluk hissiyle mücadele eden bu kişiler için, havadaki en ufak bir soğukluk veya rutubet artışı bile ağrıların başlamasına neden olur.

Yalnızca Soğuk Değil, Hücresel Stres Etkili!

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Fizik Tedavi ve Longevity Uzmanı Dr. Mehmet Portakal, kış aylarında fibromiyalji semptomlarının artmasının yalnızca soğuk hava ile açıklanamayacağını ifade ederek şunları söyledi: “Asıl etki, soğuk havayla birleşen hücresel stres artışı. Damarlar büzüşüyor, kaslar geriliyor, uyku bozuluyor ve vücut ağrı sinyallerini yükseltiyor.”

Soğuk Hava Neden Etkiliyor?

Dr. Mehmet Portakal, soğuk havada fibromiyalji semptomlarının artmasının temel nedenlerini şöyle anlattı: “Soğuk hava, kan damarlarının geçici olarak daralmasına neden olabilir. Bu durum, kas ve eklem dokularına yeterli oksijen ve besin maddesinin ulaşmasını zorlaştırarak ağrıyı şiddetlendirebilir. Hava sıcaklığının düşmesine bağlı olarak değişen atmosfer basıncı, eklem ve kaslardaki hassasiyeti artırabilir. Soğuk, kaslarda gerginliğe ve spazmlara yol açabilir, bu da fibromiyalji hastalarının zaten hassas olan kaslarında daha şiddetli ağrılara neden olur. Ayrıca stres, aşırı aktivite, uyku bozuklukları, kaygı ve gergin ortamlar da soğuk havayla birleştiğinde sendromun şiddetlenmesine yol açıyor.”

Teşhisi Neden Zor?

Fibromiyalji teşhisinin, sıklıkla yapılan pek çok tahlilin neticesiz kalması nedeniyle zorlu bir süreç olabildiğine dikkat çeken Dr. Portakal, “Fibromiyalji tahlillerde görünmez. Bu nedenle pek çok hasta yıllarca “bulunamayan hastalık” etiketiyle dolaşıyor. Uzun zamandır süren, teşhis edilemeyen ağrı, yorgunluk veya uyku sorunları yaşıyorsanız; bilmelisiniz ki vücudunuz size bir mesaj veriyor. Tahliller temiz olabilir ama kişi kendisini kötü hissediyorsa, sorun tahlilde değil yaklaşımda. Vücudun verdiği mesajı doğru okumak gerekir” dedi.

Semptomları Yönetmenin 4 Yolu

Dr. Mehmet Portakal, fibromiyalji tedavisinde bütüncül bir yaklaşımın esas olduğunu vurgulayarak, soğuk havalarda semptom yönetimi için hastaların atması gereken adımları ve tedavi yöntemlerini ise şöyle sıraladı:

1. Vücudu Sıcak Tutmak ve Dolaşımı Artırmak: Sıcak ortamlarda bulunmak, soğuk ve nemli ortamlardan kaçınmak ve vücudu sıcak tutmak esastır. Kas spazmlarını azaltmak ve kan dolaşımını artırmak için bölgesel sıcak uygulamalar, ılık banyolar ve kaplıca tedavisi fibromiyalji ağrılarına iyi gelebilir. Ilık duş, sauna, kaplıca, sıcak uygulamalar kas gevşemesine yardımcı olur.

2. Kapalı Alanda Düzenli ve Hafif Egzersiz: Soğuk havaya maruziyeti azaltmak için, düşük etkili ve düzenli egzersizleri kapalı alanlarda yapılmalıdır. Germe, nefes eşliğinde pilates ve düşük tempolu yürüyüşler kas sertliğini azaltır.

3. Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Stres ve kaygı, ağrıyı tetikleyen önemli faktörlerdir. Meditasyon, nefes egzersizleri ve vagus aktivasyonu gibi yöntemlerle stres seviyeleri kontrol altına alınmalıdır. Kaliteli ve düzenli uyku, fibromiyalji belirtilerini hafifletmede kilit rol oynar. Anti-inflamatuar özelliklere sahip besinler tüketmek ve işlenmiş gıdalardan, şekerden kaçınmak da çok önemlidir.

4. Bütüncül Tedavi Yaklaşımı: Fibromiyalji tedavisinde hastanın bireysel durumuna göre bir tedavi planı oluşturulmalıdır. Bu planda, ilaç tedavilerinin yanı sıra kas dolaşımını düzenleyen fizik tedavi teknikleri, masaj terapileri, bölgesel enjeksiyonlar, vitamin-mineral destekleri ve kişiye özel rehabilitasyon programları önemlidir.

Dr. Mehmet Portakal: “Fibromiyalji kader değildir.”

Sessiz salgın fibromiyaljinin Türkiye’de ve dünyada milyonları etkilediğinin altını çizen Dr. Portakal sözlerini şu şekilde noktaladı: “Kış depresyonu zannediliyor, aslında fibromiyalji çıkıyor. Bu hastalık doğru yaklaşımla yönetilebilir. Öncelikle kök sebepleri tespit etmek gerekir. Hastalarımızın çoğunda asıl sorun, yıllarca yanlış tanı konması veya parçalı tedaviler uygulanması. Bütüncül bir değerlendirme ile bu döngü kırılabilir. Başarılı bir tedavi için önce teşhis ve hastalığın derecesi ile kök sebepler tespit edilmelidir. Sonra da doğru zamanda başlayan doğru bir tedavi ile bu hastalıktan kurtulmak mümkün.”

İlginizi Çekebilir

Balkan Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı

Edirne'de Trakya Üniversitesi Edirneli hayırsever iş insanı Soner Çeker’in yaptığı bağışla Onkoloji Hastanesi ek binası inşaatına başlandı.

Yılbaşı öncesi 'kozmetik alkol' uyarısı; böbrek ve karaciğerde ciddi problemlere neden oluyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Alkollü İçkiler Analiz Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu, yılbaşı öncesi sahte içki uyarısında bulunarak "Laboratuvarımıza gelen numunelerin içerik analizini yaptığımızda ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe ve dezenfektan adı altında kullanılan alkollerin, alkollü içki üretiminde kullanıldığını görüyoruz" dedi.

Uzmanından yılbaşı sofrası için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı ve lezzetli yeni yıl tabakları için önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Ege Ramadanoğlu, “Yemekleri yağda kızartarak değil; fırında, ızgarada, suda, buharda pişirebilirsiniz. Her çeşit mayonezsiz ve yağsız salatayı istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Toplam 6-8 yemek kaşığı zeytinyağlı tercih edebilirsiniz. Ayrıca, sofraya şarküteri ve kabuklu deniz ürünleri yerine peynir, hindi füme ve taze sebzelerin koyulması daha sağlıklı bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır” dedi.

Kalın bağırsak kanserleri erken teşhisle önlenebilir

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Civil, kalın bağırsak kanserlerinin erken teşhisle önlenebileceğini vurgulayarak, “Poliplerin zamanında çıkarılması ve düzenli taramalar çok önemli, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor” dedi.

Prof.Dr. Gürdal: Erkeklerde meme kanserinde artış yüzde 25'leri buldu

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'ndan Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, "Farkındalığın az olduğu bir grup erkekler. Erkekler meme kanseri olma ihtimallerini hiç düşünmüyorlar, Halbuki erkekler meme kanseri olabilir. Azdır, yüzde 1-2'dir ama günümüzde bu artış yüzde 20-25'leri bulmaktadır. Meme kanseri eski yıllara göre erkeklerde daha fazladır" dedi.

Öksürüğün Kalple Mi, Akciğerle Mi İlişkili Olduğu Araştırılmalı!

Uzmanlar öksürük şeklinin hastalıkların önemli belirtisi olabileceğine dikkat çekerek, öksürük sayısında artış meydana gelmesi, gündüz öksürüğünün gece de görülmeye başlaması, balgamdan kan gelmesi gibi belirtileri mutlaka önemsemek gerektiğinin altınız çiziyor.

TÜM HABERLER