Çanakkale Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler anıldı
GündemÇANAKKALE Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümünde şehitler ve hayatını kaybeden yabancı askerler, Şehitler Abidesi'nde törenle anıldı.
Çanakkale Savaşları şehitleri ile yabancı askerler, Tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Şehitler Abidesi'nde düzenlenen törenle anıldı. Törene, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, 1'inci Ordu Komutanı Bahtiyar Ersay, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Yeni Zelanda Genel Valisi Dame Cindy Kiro, Avustralya Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Jill Morris, daire müdürleri, askeri erkan, yabancı ülkelerin temsilcileri, gaziler ve çok sayıda davetli katıldı. Tören, Türkiye Cumhuriyeti adına Çanakkale Valisi Ömer Toraman'ın Şehitler Abidesi önündeki Çanakkale Savaşları kahramanları rölyefindeki Atatürk Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı. Şehitler ve yabancı askerler için saygı duruşunda bulunulup, saygı atışı yapılmasının ardından İstiklal Marşı okundu.
'EVRENSEL BİR TECRÜBEDİR'
Çanakkale'nin, tarihin en çetin mücadelelerinden birine sahne olduğunu söyleyen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "1915 yılında Çanakkale'de yaşananlar, farklı milletlerden, farklı coğrafyalardan gelen yüz binlerce askerin kaderlerinin kesiştiği, insanlık tarihinin en çarpıcı sayfalarından birini oluşturmuştur. Aylar süren çetin muharebeler, her iki tarafta da büyük kayıplara yol açmış, geride derin izler bırakmıştır. Çanakkale, savaşın yıkıcılığını ve insan hayatı üzerindeki ağır bedelini en açık şekilde ortaya koyarken, aynı zamanda cesaretin, fedakarlığın ve insanlık onurunun en güçlü şekilde tecelli ettiği bir tarih sahnesi olmuştur. Aradan geçen uzun yıllara rağmen, Çanakkale'nin hatırası ilk günkü anlamını ve önemini korumaktadır. Çünkü burada yaşananlar, yalnızca geçmişe ait bir hatıra değil, aynı zamanda günümüz dünyası için güçlü mesajlar barındıran evrensel bir tecrübedir" dedi.
'ÇANAKKALE'Yİ GEÇİLMEZ YAPMIŞTIR'
Çanakkale'dekinin dünya tarihinde emsali az görünen bir muharebe olduğunu belirten Kaşdemir, "Türk milleti, Çanakkale'de büyük ve şanlı bir vatan müdafaası yapmış ve başarılı olmuştur. Çok açık ve haklı bir zafer kazanmıştır. Üzerinde tören yaptığımız bu topraklar, büyük acılara ve gözyaşlarına şahitlik etmiştir. Türk milleti, birlik ve beraberlik içerisinde çok önemli bir mücadele vermiş ve Çanakkale'yi geçilmez yapmıştır. Zaferin mimarları olan askerler 20'li yaşların başında, komutanlar ise 30'lu yaşların başındaydılar. Yaklaşık 8,5 ay süren, şanlı ve şerefli müdafaanın sonunda galip gelen, zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan kahraman Türk ordusu olmuştur" ifadelerini kullandı.
'ONLARIN CESARETİ VE FEDAKARLIK RUHU ASLA UNUTULMAYACAK'
İtilaf Devletleri adına konuşan Fransa Temsilcisi Koramiral Yannıcık Bossu ise "Bu boğaz, ortak tarihimizin en trajik olaylarından birinin sahnesi haline geldi. Sadece savaşın şiddetine değil, aynı zamanda sıcağa, susuzluğa, açlığa ve hastalığa da göğüs geren bu askerler, tarihte kesin bir iz bıraktı. Her iki taraf için de kayıplar ağırdır. İtilaf Devletleri'nde en az 60 bin ölü, buna ek olarak 125 bin yaralı ve hastalık nedeniyle 100 bin ölü. Ne kayıpların büyüklüğü ne de çatışmaların şiddeti, bu adamların cesaretini azaltmadı. Onların cesareti ve fedakarlık ruhu, asla unutulmayacak. Bugün, düşüncelerimiz bu şiddetli çatışmada savaşan, hayatını kaybeden veya yaralanan Türkiye ve eski Osmanlı İmparatorluğu, Birleşik Krallık ve İrlanda, Avustralya, Yeni Zelanda, İngiliz Milletler Topluluğu, Fransa ve denizaşırı topraklarından gelen askerlere yöneliyor. Bu savaşın ortak hafızamızda bıraktığı iz, ülkelerimizin bu savaşçılara duyduğu minnettarlığın bir kanıtıdır" açıklamasında bulundu.
'GÜVENİLİR MÜTTEFİKLER HALİNE GELDİK'
Bossu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türk milletinin kurucusu ve bu savaşta görev yapmış bir üst düzey subay olan Mustafa Kemal Atatürk, bu yarımadada ölen tüm milletlerin askerlerinin anısını onurlandırmaya önem göstermişti. Bu topraklarda, ordularımızın yaşadığı zorlukların hatırası hala canlıdır. Ancak bu hatıra, barış adına halklarımızı birleştiren ve giderek güçlenen dostlukla zenginleşmiştir. Şiddetiyle hafızalarda yer etse de Gelibolu Seferi, Fransa'nın 3 büyük dost ülkesi olan Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda için kurucu bir olay haline gelmiştir."
Atatürk'ün 'Büyük işler, önemli girişimler, ancak birlikte çalışma ile elde edilebilir' sözünü hatırlatan Bossu, "Avrupa topraklarında savaşın yeniden başlamasının üzerinden dört yıl geçti; NATO, topraklarımızı savunma konusundaki etkinliğini sürdürürken, her zamankinden daha fazla dayanışma içinde olmak bizim görevimizdir. Fransa ve Türkiye bir zamanlar düşman ittifakların üyeleriydi ancak düşmanlıklarımızı aşmayı başardık ve bugün birbirimiz için aynı zamanda ortaklarımız için de güvenilir müttefikler haline geldik" dedi.
'GELECEĞİ DAHA HUZURLU VE DAHA GÜVENLİ KILMAK ORTAK GÖREVİMİZDİR'
Türkiye Cumhuriyeti olarak tarihi mirası, barışın, iş birliğinin ve karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi yönünde önemli sorumluluk olarak gördüklerini söyleyen Çanakkale Valisi Ömer Toraman da "Geçmişin acılarından ders çıkararak, geleceği daha huzurlu ve daha güvenli kılmak ortak görevimizdir. Çanakkale'de ortaya çıkan bu ortak hafıza, bizlere, farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşamanın, diyalog kurmanın ve ortak değerlerde buluşmanın mümkün olduğunu açıkça göstermektedir. Bugün bizlere düşen en önemli sorumluluk, bu anlamlı mirası gelecek nesillere doğru şekilde aktarmak, barış kültürünü güçlendirmek ve insanlığın ortak değerlerini korumaktır" diye konuştu.
Konuşmaların ardından Kur'an-ı Kerim okunup, dua edildi. Mehteran gösterisinden sonra Türk ve yabancı askerler, gaziler ile izcilerin de katıldığı geçit töreni yapıldı. Şehitlik Defteri'nin imzalanması ve sembolik şehit mezarlarına karanfil bırakılmasından sonra Türk Yıldızları gösterisi ile tören sona erdi.
İlginizi Çekebilir
'TCG Enez' gemisi, Tekirdağ'da ziyarete açıldı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Tekirdağ sahiline demirleyen, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı mayın avlama gemisi 'TCG Enez', ziyarete açıldı.
Kuruma noktasına gelen Naip Barajı'nda doluluk yağışlarla birlikte yüzde 22'ye yükseldi
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinin suyunu karşılayan ve yüzde 1'in altına düşerek ölü seviyeye gelen Naip Barajı'nda son yağışlarla birlikte doluluk oranı yüzde 22'ye yükseldi.
Edirne’de hububatta ‘kök çürüklüğü’ hastalığı görüldü
Türkiye Tarım Danışmanları Derneği (TAR-DER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, Edirne’de buğday ekilişlerinde ‘kök çürüklüğü’ hastalığının görüldüğünü söyledi. Üreticileri hastalığa karşı uyaran Açar, “Edirne’de bu üretim sezonunun hububat üretimi için her ne kadar uygun gittiği söylense de maalesef ılık tabir edilebilecek bir kış dönemi yaşandı. Bu iklim şartlarında, kısmen erken ekilen ve özellikle erkenci çeşitlerde ciddi denilebilecek şekilde ‘kök çürüklüğü’ etmenleri görülmüştür" dedi.
Bakan Gürlek: Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir" dedi.
İran, Umman Denizi'nde bir konteyner gemisini hedef aldı
İran güçlerinin, Umman Denizi'nde uyarıları dikkate almadığı gerekçesiyle bir konteyner gemisine ateş açtığı bildirildi.
İran'dan ABD'ye abluka tepkisi: Bu bir savaş eylemidir
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasını 'savaş eylemi' olarak nitelendirerek, “Ticari bir gemiyi vurmak ve mürettebatını rehin almak çok daha büyük bir ateşkes ihlalidir” dedi.